Düzce'ye Gelsene

Kuru Fasulye

Hakkında

Kuru fasulye insan beslenmesinde önemli bir bitkisel protein kaynağıdır. Kuru fasulye bölgemizde yaygın ekilen şeker pancarı ve buğday için mükemmel bir ön bitkidir. Kuru fasulyeden sonra ekilen şeker pancarı ve buğday da önemli verim artışı görülmektedir. Baklagiller sahip oldukları protein, kalori, vitamin ve minerallerden dolayı insan beslenmesinde oldukça büyük bir öneme sahiptirler. Baklagiller aynı zamanda iyi mineral kaynağıdırlar. Baklagiller kalsiyum bakımında tahıllardan daha zengindir. Baklagiller önemli miktarlarda fosfor ihtiva etmektedir. Fasulyenin kuru taneleri yanında sebze olarak olgunlaşmış meyve ve taneleri kullanılmaktadır. Taze meyve ve tanelerinde %90 dolaylarında su bulunmaktadır. Kuru tanelerinde hem protein oranı çeşit ve yetiştirme tekniğine göre değişmekle birlikte ortalama %22 dolaylarındadır.

Çeşit Seçimi

 

Ülkemizde son yıllarda kamu araştırma enstitüleri tarafından kuru fasulye tarımına uygun Şehirali-90 (Horoz-Bodur), Yunus-90 (Horoz-Bodur), Göynük-98 (Horoz-Bodur), Akman-98 (Dermason- Yan sarıcılı) gibi bazı çeşitler geliştirilmiştir. Buna karşın günümüzde hala Kanada, Karayaprak ve Amerikan Çalısı gibi isimlendirilen popülasyon karakterindeki yerel çeşitlerin tarımı yaygın bir şekilde yapılmaktadır. Sertifikalı tohumluk kullanımının %1’ler düzeyinde olmasından dolayı tohum kalitesi verim ve hastalık yönünden fasulye yetiştiriciliğinin anahtarı konumundadır.

Bakteri Aşılaması

Bir baklagil bitkisi olan fasulye, köklerindeki nodüller ile havanın serbest azotundan yararlanması nedeniyle, bakteri ile tohumlar aşılandığında veya daha önceden o toprakta, fasulye tarımı yapılmış ise, fazla bir azotlu gübrelemeye gerek yoktur. Köklerdeki nodüllerin aktif hale gelinceye kadar ki dönemde bitkinin gereksinimin karşılanması için 2-3 kg/da saf azotun taban gübresi olarak verilmesi yeterlidir. Fasulye bir baklagil bitkisi olması sebebiyle kendi azotunu kendisi üretir. Köklerinde fasulye ile birlikte ortak yaşayan bakteriler havanın azotunu alarak fasulyeye verirler. Köklerinde oluşan urlar fasulyeye ihtiyaç duyduğu azotu kazandırdığı gibi kendisinden sonra gelen bitkiye de azot bırakır. Aşılama için gölge bir yerde 100 kg fasulye tohumu 1 L şekerli su ve 1 kg bakteri aşısı ile karıştırılmalıdır. Aşılanmış tohum güneş ile temas ettirmeden aynı gün ekilmelidir.

Ekim zamanı toprak ısısı ile yakından ilgilidir. Çimlenmenin iyi olabilmesi için toprak sıcaklığı en az 8-10 oC derece olmalıdır. Bundan daha yüksek sıcaklıkta tohumların çimlenme ve çıkışı daha hızlı olur. Toprak ısınmadan yapılan ekimde tohumlar toprak ısınıncaya kadar çimlenmemekte ve çıkış gecikmektedir. Bölgemizde 1-15 Mayıs arası en uygun ekim zamanıdır. Ekim pnömatik (havalı) mibzerle 45 cm sıra arası, çeşit özelliğine göre 8-10-12 cm üzeri mesafe ile toprakta tav seviyesinden 5 cm derine yapılmalıdır. Tohum iriliğine göre değişmekle beraber dekara 6-10 kg tohum gerekir. Tohumluk miktarı çeşidin bodur veya sarıcılı olması, ekim sıklığı ekim yöntemi ve tohum iriliğine bağlı olarak değişmektedir. Sıraya ekimde küçük tohumlu çeşitler 6-7 kg'da, orta büyüklükteki çeşitler 7-10 kg'da, büyük tohumlu çeşitlerde ise 10-12 kg'da tohumluk kullanılmaktadır. 

Merkez / DÜZCE